BLOGGER

Styleofeurasia.com İstanbul'da

11 Nisan 2017

Styleofeurasia.com İstanbul'da

Kazakistan’ın en popüler markası olan LC Waikiki, Styleofeurasia.com’u ufkunu genişletmek, Avrupa ve Asya'nın buluştuğu; doğu ve batıyı birleştiren İstanbul'u ziyaret etmesi için davet etti.

İstanbul, herkesin tekrar ve tekrar görmek isteyeceği bir şehir…  Şehir o kadar farklı ve çok yönlü ki, size kendinizi sanki aynı anda farklı lokasyonlarda bulunuyormuş gibi hissettiriyor. Galata Köprüsü’nün yanında çok iyi bildiğim St. Petersburg atmosferine dalmış gibi hissederken, İstiklal Caddesi’nde eski ve güzel Avrupa sokaklarında, İstanbul Modern Sanatlar Müzesi ve İstinyePark Alışveriş Merkezi’nde ise sanki Dubai'de gibi gibiydim.

Başlı başına bir tarih olan dar kaldırımlı, taşlı sokaklar, sizi çok uzak geçmişlere alıp götürürken, zihinsel olarak da o tarihin tam ortasında hissettiriyor. Taksim'de bulunan küçük kafelere baktığınız anda bile, İstanbul sakinlerinin dünyanın hiçbir şehrine benzemeyen bu müthiş kente ne kadar da özenli davrandıklarını hissedebilirsiniz.

Daha hava limanında iken Türk halkına has misafirperverliği hissettim ve o an birbirimize ne kadar da benzediğimize fark ettim. Kazakistan'da da gelen misafirlere sanki bir şeref konuğuymuş gibi davranılır. Biz de grup olarak kendimizi burada gerçekten asiller gibi hissettik. LC Waikiki’nin bizi karşılama şekli kesinlikle krallara layık bir tören gibiydi. Uçağa binmeden önce annem, izlediği bir Türk dizisinde muhteşem lüks bir otel olan Conrad Istanbul Bosphorus otelinin gösterildiğinden bahsetmişti. LC Waikiki’nin de bizi o otelde ağırlaması için çok hoş bir tesadüf oldu. Kaldığım odanın penceresinden muazzam bir Boğaz manzarası görünüyordu ve ben boğazın üzerinde daireler çizerek uçan martılara ve yüzerek geçen gemilere saatlerce bakabilirdim.

Çok lezzetli bir kahvaltıdan sonra bu arada böyle ilahi tatlılar sadece Türkiye'de yapılabilir. Anadolu yakasına daha öncede bir kaç kere geldiğim için bunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim ) yaratıcı koleksiyonların nasıl yaratıldığını görebilmek için LC Waikiki tesislerine giderek büyüklüğü ile bizi şaşırtan bu tesisi kendi gözlerimizle gördük. Markanın Kazakistan'da ki 30. mağazasının Şımkent şehrinde açılması vesilesiyle düzenlenmiş olan basın gezisinde bize, yaratıcılık sürecini yöneten kişinin LC Waikiki CMO’su Maria Comfort olduğunu söylemişlerdi. Bu ziyaret vasıtasıyla biz de kendisiyle bizzat tanışma ve konuşma onuruna nail olduk. LC Waikiki ekibinin her tasarımcısı sadece kendi yarattıklarını bize göstermek için değil, her bir ürün grubundan bahsetmek üzere bizim için özel bir sunum hazırlamıştı.

Bizlere ilk olarak bebekler için sevimli giysiler üretilen ürün grubu tanıtıldı. Bu giysiler, sadece kendilerine has tarzları ve güzel olmalarıyla değil, şirketin kendi laboratuvarı sayesinde küçük değerlerimiz içinde tamamen güvenli üretilmesiyle de farklıydı. Ürünlerin renk aralığı oldukça fazla ve çocuklarını düşünen annelerin burada minikleri için seçebilecekleri her şey; önlüklerden şapkalara kadar ayrı bir tarz ve renk kombinasyonu içinde kolaylıkla erişilebilir.

Daha büyük çocuklar için olan koleksiyonlarda da en küçük ayrıntılara kadar düşünülmüştü. Çizgi film kahramanlarına aşık erkek çocuklar için hayal güçlerini canlandıracak seçenekler sunulurken, yanlarında küçük adamlar görmek isteyen anneler için de bir uğraşı alanı yaratılmış. Hem kızlar için hem de geleceğimiz gençler için güncel plaj ve Küba temalarının yer aldığı modeller vardı. Sonuçta sıcak yaz günlerinin yaklaştığını da unutmamak gerekmek. Kızlar için ise denim modelleri son modaya uygun olarak tasarlanmış ve hatta eminim ki sadece genç kızlar değil birçok kadın da bu modelleri gardıroplarında bulundurmak isteyeceklerdir.

Henüz LC Waikiki Home bölümünün bulunmadığı zamanlarda bile olmasını çok arzulamıştım. Sevdiğimiz markanın ev aksesuarları yakında 5 yaşını dolduracak olan ve bir yaşından itibaren LC Waikiki giyen oğlum için de çok uygun olacaktı. Artık ne mutlu bana ki oğlumun odası için aradığım Şimşek McQueen'li nevresim takımını da, kendim için istediğim kokulu mumlar ve pullu yastıkları da LC Waikiki’de bulabiliyorum.

LC Waikiki’nin erkek modelleri de çeşitliliğiyle şaşırttı beni. Yaz sezonunda deniz ve tropikal temalı casual koleksiyonlar; her zevke ve figüre uyan hafif pantolonlar ve tişörtler yaz için ideal seçenekler. LC Waikiki için yeni olan Vision markası ise sadece klasik elbiseler giymeyi sevmeyenler için kentsel, yeni bir tarz sunuyor. Vision, sıra dışı gülkurusu rengiyle prezantabl bir görünüm yaratarak genç iş adamlarını sıkıcı parçalardan kurtarıyor.

Sadece erkek için değil, LC Waikiki Vision, genç iş kadınları için de seçeneklerle dolu. Daha smart-casual, yani günlük, rahat ve ofis stili arasında bir tarzda olup, soft pembe, kiremit, beyaz ve mavi tonlarında her kadının dolabını çeşitlendirecek parçalarla dolu.

Modayı titizlikle takip eden her kadın, bu kadar çeşitli seçenekler arasında sıcacık bir yaz için kendisine günlük tarzda mutlaka uygun parçalar bulacaktır. Bu arada fitness sevenler için de muhteşem bir haber. Artık spora kıyafetleri için ayrı bir mağazaya gitmeye gerek kalmadı. Artık LC Waikiki’de spor giyim reyonu da mevcut.

Eklemek isterim ki, Sultanahmet meydanının bütün güzel ve önemli turistik yerlerini gezmek ve görmek isteyen her genç kadın için mutlaka güzel bir spor ayakkabı gerekecektir. Çünkü burası, bütün tarihin toplandığı bir nokta gibi ve ben bu noktayı insana “güç veren yer” olarak adlandırabilirim. Çünkü burada ki görkemli binalara giren her insanın mutlaka hissettiği enerji, başka hiçbir şeye benzemiyor. Yaşamak için yapılmamış mekanlarda bile adeta İstanbul sakinlerinin iyilikleri yaşamakta. Ayasofya katedralinde ben Gli adlı bir kediyle tanıştım. Gli, onuncu girişimimden sonra olsa bile kendisini okşamama izin verdi. Bu arada Gli’nin, sadece buranın yerel bir sakini değil çok ünlü bir kedi olduğunu ve kendisine ait sosyal hesapları olduğunu öğrendim. İşte böyle ayrıntılar ve detaylar, bu şehri diğerlerinden farklı kılıyor. Her şehrin bir insan olduğunu hayal edersek İstanbul, hayat tecrübesi olan, akıllı, statü sahibi olan ama yine de hayatının baharını yaşayan ellili yaşlarda bir adam gibi.

YORUMLAR