KEŞFET

KAYIP DÜNYA RORAİMA

07 Aralık 2016

Bu sefer ‘Kayıp Dünya’ olarak ün salmış Venezuela’daki Roraima Dağı’ndayız.

2.800 metre yüksekliğindeki bu dağın ünlü olmasının birçok sebebi var. Sert kuvars taşından oluştuğu halde her tarafında irili ufaklı şelalelerin bulunması bilim adımları tarafından tuhaf karşılanıyor. Dünyanın en küçük kurbağası bu dağda yaşıyor. Yine benzer şekilde dağdaki bitki örtüsü ve bazı ağaçlar dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmuyor. İşte bu sebepler; Roraima Dağı’nı ‘Kayıp Dünya’ olarak ünlü yapmış. Beni etkileyen en önemli unsur ise; dağın zirvesindeki çok ekstrem uçurumlardı.

Dünyayı gezmeye çalışan bir fotoğrafçı olarak tabi ki bu dağa çıkmak ilgimi fazlasıyla çekmişti. Venezuela gezimde Santa Elena şehrindeyken Roraima Dağı için tur firmalarını tek tek ziyaret ettim. 6, 8 ve 9 günlük trekking turları düzenleniyor. Dağın tepesinde çok fazla görülecek bölge olduğu için 1-2 günde gezip, bitirmek imkansız. Çünkü dağın yüzeyi bir uçtan bir uca neredeyse 30 km uzunluğunda. Yani diğer uçtaki manzarayı görmek istiyorsanız 30 km yürümeniz gerekiyor. Dolayısıyla, tur satın almadan önce muhakkak nereleri görmek istediğinize iyi karar verip, seçiminizi ona göre yapmalısınız. Roraima Dağı’na çıkmak için 380$ karşılığında 8 günlük tur satın aldım. Bu fiyata çadır, 3 öğün yemek, içecekler ve arada aperitifler de dahil. Fiyata sadece uyku tulumu ve mat dahil değil. Çadırı ve yiyecekleri taşıyıcılar taşıyor. Siz sadece kendi çantanızı taşıyorsunuz. Çantanızın 10 kiloyu geçmemesini tavsiye ederim. Çünkü bazı günler o çantayla dağa tırmanmak çok zorlayıcı olabiliyor.

Eğer trekking yapan biriyseniz ya da kondisyonunuz iyiyse dağa çıkmak sizi zorlamayacaktır. Ama bu tip aktivitelere alışkın değilseniz Roraima Dağı acımasız yüzünü size göstermekten çekinmez. Neredeyse her gün yağmur yağdığı için tırmanış ve dağ yüzeyinde yürümek pek kolay olmuyor. Kamp alanına gidemeyip, mecburen yarı yolda çadır kurmak zorunda kalanları görmüştüm, ama gözünüzü korkutmayayım, çıkılamayacak bir dağ değil. Benim için gayet yürüyüş şeklinde, kolay geçmişti. Yanınıza alacağınız ekipmanlar için yağmurluk, panço, su geçirmez ayakkabı, terlik ve çabuk kuruyan kıyafetler öncelikli seçiminiz olmalı. Arada enerjiniz bittiğinde takviye öğün olarak çikolata almayı da ihmal etmeyin.

İlk gün öğle saatlerinde yürüyüşe başladık. Fotoğrafta gördüğünüz düz yolda 4 saat yol alarak ilk kamp yerimize ulaştık. Sağda gördüğünüz Roraima Dağı, soldaki ise Kukenan Dağı. Yürüyüş sonunda yemeğimizi yeyip, üzerine sıcak çayımızı da içtik. Bu arada hemen belirteyim, satın aldığınız turda taşıyıcıların yanı sıra bir de aşçı var. O sebeple yemek yapma derdiniz olmuyor.

 Dağa tırmanış sırasında ikinci gün iki farklı nehir geçiyorsunuz. Eğer hava yağmurlu ise nehir suları yüksek oluyor ve geçiş zorlanıyor. Bizim şansımıza bir gece önce çok yağmur yağdığı için nehrin suları bir hayli yüksekti. İlk nehri fotoğrafta gördüğünüz gibi sırtta çantalarla geçtik. Çanta olmasa sorun yok ama olur ya suya düşersen her şeyin ıslanabilir. O sebeple yola çıkmadan önce eşyalarınızı sudan korumak için muhakkak plastik poşet ya da benzeri şeyleri edinin. Sadece nehir suyundan değil, yağmurdan da korunmak gerekiyor. İkinci nehirde ise sular çok yüksekti ve mecburen orayı kano ile geçtik.

Üçüncü gün yine sabah erkenden yola çıktık. Artık dağın eteklerine geldiğimiz için düz yollar bitmişti. Arada sırada fotoğrafta gördüğünüz kadar dik yerlerden de çıkmamız gerekiyordu. Dik yerleri çıkmak yorucu olsa da orman içinde bu denli fantastik ortamları görmek yorgunluğunuzu bir an olsa da size unutturuyordu. Üçüncü gün sürekli tırmandığımız için biraz yorulmuştuk. Normalde 6 saatte çıkılan yeri benim grubumdan birkaç arkadaşla beraber biz 4 saatte çıktık. Yazının başında da dediğim gibi, eğer kondisyonunuz iyiyse Roraima Dağı sizi zorlamayacaktır.

Çadırlar kurulduğunda ilk yaptığımız şey; ıslak çamaşırları asmak ya da kirlenen çamaşırları yıkamak oluyordu. Çünkü çantada boş yere ağırlık yapmasın diye fazla eşya alamıyorsunuz. İlk fırsatta kirlileri temizlemek gerekiyor.

Dağın zirvesinde bu şekilde su birikintileri var. Bize en yakın olanı ise banyo almaya çalıştığım bu yerdi. Daha önce soğuk sularda yıkanmayı defalarca tecrübe etmiştim. Ama buradaki kadar soğuk suyla hayatım boyunca hiç yıkanmamıştım. Eğer dağa çıkmayı düşünüyorsanız konforlu geçecek günleri unutun!..

Çadır hayatı zor demiştim ama zevk almayı bilirseniz sabah uyandığınızda böyle bir manzaraya karşı kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Dağın üst yüzeyi fotoğraflarda gördüğünüz gibi tuhaf kayalarla örtülü. Su ve yeşillik olmasa neredeyse marsta olduğunuzu sanabilirsiniz.



Dünyanın en küçük kurbağası sadece bu dağda yaşıyor. Yalnız bu kurbağa bildiğimiz kurbağalar gibi zıplayamıyor. Sadece yürüyerek hareket ediyor. Eğer bir tehlike sezerse yuvarlanarak kendini aşağıya atıyor ya da bulunduğu yerden yine yuvarlanarak uzaklaşıyor. Roraima Dağı’nın zirvesi genelde ya bulutlu ya da sisli. Yürüyüş yaparken sanki başka bir dünyadaymış gibi hissedebilirsiniz.

Dağın tepesinde bazı bölgelerde rehberimizin jakuzi dediği bu gibi su birikintilerinden var. Suya girdim ve ne kadar soğuk olduğunu tekrar tecrübe ettim.



Bu gördüğünüz kaya 2.5 milyon yıllık. Üzerindeki şekiller ise deniz dalgalarının oluşturduğu şekiller. Yani Roraima Dağı 2.5 milyon yıl önce sular altındaymış. Dağın tepesinde iki tane göl var. Bu dağa çıkmak istememdeki sebep fotoğrafta gördüğünüz kayaya oturup, o ürkütücü uçuruma bu kadar yakınlaşmaktı. Bu tip ekstrem olayları sevdiğim için Roraima Dağı beni fazlasıyla tatmin etti. Dağın tepesinde irili ufaklı mağaralar da var. Bu mağaraların kimisinde havuzlar ve neredeyse ufak bir basketbol sahası büyüklüğünde boşluklar mevcut. Bunların yanı sıra Roraima Dağı, Brezilya, Venezuela ve Guyana ülkelerinin üçünün de sınır noktalarında bulunuyor. Dağın tam ortasında bu üç ülke sınırını gösteren bir statü de var. Ama dağa çıkış sadece Venezuela tarafından yapılıyor. Macera seven biriyseniz, turistik gezilerin haricinde biraz olsun farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız Roraima Dağı sizi fazlasıyla memnun edecektir.


YORUMLAR